Aslında çok uzun yıllardır neredeyse pek çoğumuzun odak noktasıdır Mars. Hep merak ederiz. Evet bilimin de yardımıyla bir çok gezegenin varlığından haberdarız. Özellikle güneş sistemimizdeki tüm gezegenler hakkında fazlasıyla bilgi sahibiyiz ama nedense Mars’ı bir ayrı sevdik gerçekten. Hepimizin kilit noktası oluverdi. Mars’a gidecek isimler arasında yer almayı hayal ettik hemen hepimiz ve hatta bu sene içerisinde NASA’nın düzenlemiş olduğu Mars’a isminizi gönderin etkinliğine en çok bizler yani Türkiye katıldı. Ee tabi durur muyuz? Hepimiz gönderdik gitti isimlerimizi. Tabi ki hemen yola çıkmayacak. Belli bir tarih var ve o tarihte uzay aracına isimlerimiz kartlar şeklinde ülkelerimizle birlikte Mars gezegenine gönderilerek oraya yerleştirilecek. Bir gün gitme şansımız olursa halen orada olup olmadığını kontrol ederiz diye ümit ediyorum.. Evet sizlere çok uzun zamandır benim de merak ettiğim Mars gezegenini detaylıca araştırdıktan sonra elime geçen verileri paylaşmak istedim. Acaba hepimizin odak noktası olan Mars’ı ne kadar tanıyoruz?

Mars: Kızıl Gezegen

Güneş sistemimizde ,Güneş’ten bakıldığında  dördüncü sırada olan komşumuz Mars tıpkı bizim gezegenimizdeki gibi çöller, yanardağlar, vadiler ve kutup bölgeleri bulunduran yapısıyla Dünya’dan sonra yaşayabilmemiz için gereken şeyleri barındıran gezegen .Marsa yakın bir geçmişte gönderilen robot Mars kâşiflerinin elde ettiği veriler ,geçmişte bu gezegende yaşam olabileceği fikrini daha da güçlendirdi.6800 km’lik yarıçapıyla gezegenimizin yaklaşık yarısı büyüklüğünde olan kızıl gezegen , aynı zamanda – Merkür’den sonra – Güneş sistemimizin en küçük ikinci gezeni. Adını kızılımsı görünüşünden dolayı Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars’tan (Yunan mitolojisindeki Ares) almış. Mars’ın ABD’li gökbilimci Asaph Hall’un 1877’de keşfettiği Phobos ve Deimos isimli iki küçük doğal uydusu var. Güneş’ten ortalama uzaklığı 228 milyon km olan Mars’ta bir gün 24 saat 39 dakika 36 saniye sürer. Mars’ın yüzeyi genellikle soğuktur. Özellikle kutup bölgelerinde ve kış aylarında hakim olan karanlık ve dondurucu soğuk(bu bölgelerde sıcaklık -140 dereceye kadar düşebilir.) Dünya’dan gönderilen araçlara zaman zaman büyük zorluklar yaşatır. Mars yüzeyinde ölçülüp belirlenmiş en yüksek sıcaklık +27 derecedir. Kışın atlatılmasından sonra , özellikle de kutup bölgelerinin  üzerindeki atmosfer tabakalarında hızı saatte 650 km’ye ,yüzeyde ise 400 km ‘ye ulaşan toz fırtınaları oluşur. Günümüze kadar Mars’a başta ABD olmak üzere eski SSCB,Japonya ve ESA(European Space Agency) tarafından çok sayıda uzay gemisi,robot ve uydu keşif aracı gönderilmiş,fakat bunların çoğu Mars’a ulaşamamış ,ulaşanlardan da inişlerinden kısa bir zaman sonra haber alınamamış. Bu gezegen hakkında daha doğru bilgiler NASA’nın 1990’lı yıllarına doğru ürettiği,modern iniş ve analiz teknolojilerine sahip robot kâşiflerin kızıl gezegene gönderilmesinden sonra edinilmiş. Gelecek yıllarda Mars’a gidecek uzay araçlarının ve gezegenin yörüngesine yerleştirilecek uyduların sayısının artması bekleniyor (Ama tam olarak insanoğlunun Mars’a ayak basabilmesi için en az 20-25 yıla ihtiyaç olduğu kesin. NASA ve ESA yetkililerinin verdiği bilgiye göre Mars’a yapılacak ilk insanlı seyahatler 2030’lu yıllarda başlayacak.

Dünya’nın Mars’a yakın geçiş dönemleri

Mars ile Dünya arasındaki mesafe her iki gezegenin de o andaki konumuna göre 55 ile 400 milyon km arasında değişiyor ve Dünya her 15 ila 17 yılda bir Mars’a en yakın mesafeden geçiyor. Normal olarak bu dönemler Mars’a gönderilmesi planlanan araçlar içinden de iyi bir fırsat yaratıyor. Çünkü bu dönemlerde gönderilen araçlar Mars’a normalden daha az yakıt harcayarak ve daha hızlı varıyor(NASA’nın Spirit’in ve Opportunity’nin fırlatılması için 2003 yılını da böyle bir döneme denk geldiğinden özellikle seçtiğini kolaylıkla tahmin edebilirsin).

Photo by Nicolas Lobos on Unsplash
Photo by Nicolas Lobos on Unsplash

 

En büyük düşman: Soğuk!

Eğer ki Mars yüzeyine zaman zaman hâkimyetini sürdüren şiddetli toz fırtınalarını saymazsak Mars kâşiflerinin en büyük düşmanı ,özellikle de geceleri yüzeye hâkm olan soğuktur.Mars gecelerinde sıcaklık -96 dereceye kadar düşebilir,gün içindeki sıcaklık farkı da 113 dereceye kadar olabilir.Ama Mars kâşiflerinin çalışmalarını sürdürebilmesi ancak -40 derece ile +40 derece aralığında.Bu sebeple Mars kâşiflerinin bilgisayarları ,elektronik devreleri,aküleri ve soğuktan korunması gereken iç aksamları NASA tarafından ”sıcak elektronik kutusu” denilen bir kurumun içine yerleştirilmiş. Dış yüzeyi altın kaplama olan bu kutu,birtakım ısıtma elemanları ve aerojeller (silikon tabanlı ,yalıtkan gözenekli bir madde) sayesinde ,kâşiflerin güneş panellerinden üretilen enerjinin de yardımıyla ,gövdenin asıl donanımların bulunduğu kısmını sürekli sıcak tutarak aracın donmasını engeller.

Sonuç

Araştırma sonuçları Mars yüzeyinde milyarlarca yıl evvel çok fazla sıvı su bulunduğunu , günümüzde hayli ince bir yapıya sahip olan Mars atmosferinin de geçmişte çok fazla kalın bir yapısı olduğunu gösterir. Size aktarabileceklerim şimdilik bu kadar. Mars’a ulaştığımız gün tekrar bu yazıda buluşmak üzere…

Yorum Alanı

avatar
  Abone ol  
Bildir